18 October 2019 Friday
Twitter

BAKLAGİL TARIMI VE ÇEŞİTLERİ

Ülkemizde ticari olarak en fazla üretimi yapılan yemeklik baklagiller; nohut, mercimek, kuru fasulye ve bakladır. Yemeklik tane baklagiller son yıllarda tarla bitkileri içerisinde en fazla ekim alanı artışı kaydedilen ürün gurubunu teşkil etmektedir. Bu ürün gurubunun tarla tarımına ayrılan alan içersindeki payı 1980 yılında % 3 iken bu oran 1990 da % 10'a yükselmiştir.

Yemeklik dane baklagil ekim alanları içinde kırmızı mercimek % 28.1, yeşil mercimek % 12.3, nohut % 47.9, kuru fasulye % 9.6 ve bakla ise % 2 lik yer işgal etmektedir.
       
Tarla bitkileri arasında hem ekim alanı hem de üretim açısından büyük öneme sahip olan Yemeklik Tane Baklagillerin verimini artırmak, kalitesini yükseltmek ve diğer özelliklerini geliştirmek amacı ile değişik araştırma Enstitüleri tarafından farklı ekolojilerdeki bölgelerimiz için yeni çeşitler geliştirilerek çiftçilerimizin hizmetine sunulmuştur. Daha iyisi, daha mükemmeli ve daha verimlisi için bu çalışmalar halen de devam etmektedir.
       
Çeşit geliştirme çalışmalarında temel amaç; Baklagillerin (Mercimek, Nohut, Fasulye, Bakla, Bezelye ve Börülce) yoğun olarak üretildikleri veya bu tür üretime uygun bölgelerin ekolojik koşulları için verimi artırmak ve niteliklerini yükseltmektir. Bunu gerçekleştirebilmek için:
       
Yerli ve yabancı kökenli materyal arasından sulanan ve sulanmayan yerler için:
Yüksek Verimli
Soğuğa
Sıcağa
Kurağa
Hastalıklar Dayanıklı
Ekim Nöbetine Girebilecek
Nitelikleri İyi
 
Beslenme değeri ve kalitelisi yüksek bitki, döl veya hatlarını seçerek bunlar arsından en üstün nitelikli olanlarını çeşit olarak geliştirmek
Aranan nicelik ve nitelikleri bitkilerin mevcut materyal içinde bulunmaması halinde, uygun ana ve babaların melezlenmesi yoluyla mevcut değişkenliği zenginleştirmek, sınırlarını genişletmek ve arananları bunlar arasından seçmek.
 
Bugüne kadar yapılan çalışmalar sırasında hastalıklara karşı mevcut çeşitlerin dayanıklılığını artırmak 1. hedef olmuş ve bunda da büyük başarılar elde edilmiştir. Fasulyede bakteriyel ve virüs hastalıklarına karşı çeşitlerin dayanıklılığı artırılmış, nohutta ise antraknoz hastalığına ,çiftçilerimizin tabiriyle ["Ülker vurdu", "bulut çaldı"] hastalıklarına karşı dayanıklı çeşitler geliştirilmiştir. Daha iyisi daha verimlisi ve daha kalitelisi için bu çalışmalar halende devam etmektedir.
       
Çalışmaların başladığı günden bu yana araştırma enstitülerince geliştirilen ve tescil ettirilen yemeklik tane baklagil çeşitlerinin isimleri bitki guruplarına göre şu şekildedir.
 
 
TESCİLLİ YEMEKLİK TANE BAKLAGİL ÇEŞİTLERİ
FASULYE
Esk-855
Şeker fasulye
Karacaşehir-90
Şahin-90
Yunus-90
Şehirali-90
Göynük-98
Akman-98
Önceler-98
Noyanbey-98
Yakutiye-98
Aras-98
Terzibaba-98
BAKLA
Eresen-87
BEZELYE
Summette
Sprinter
Lancet
Mira
Safir Tofto-S-1953
BÖRÜLCE
Akkız
Karakız
MERCİMEK
Kışlık pul-11
Kışlık Yeşil-21
Kışlık Yeşil-31
Sultan-1
Erzurum-89
Kayı-90
Kışlık Kırmızı-51
Emre-20
Kışlık Yerli Kırmızı
Fırat-87
Malazgirt-89
Sazak-90
NOHUT
Canıtez-87
Eser-87
Akçin-91
Aydın-92
Izmir-92
Menemen-92
Güney Sarısı
ILC-195
Aziziye
Diyar-95
Damla
Gökce
Sarı-98
Cevdetbey-98
 
Günümüzde artık önemli olan; geliştirilen çeşidin sayısı değil bu çeşitlerin niteliklerinin çok iyi olması ve çiftçilerimiz tarafından benimsenip üretim alanlarında bunların yer almasıdır.
 
YEMEKLİK DANE BAKLAGİLLER
       
Yemeklik tane baklagillerin insan beslenmesindeki önemi tartışılmaz bir gerçektir. Ayrıca bu bitkilerin havanın serbest azotunu fikse edebilme özellikleri, çevrecilik ve sürdürülebilir tarımın popülaritesinin arttığı günümüzde önemini daha da artırmaktadır.
 
Bunun yanında yapılan araştırmalar göstermiştir ki; nohut ve mercimek buğdaygillerle münavebeye girebilecek en karlı bitkiler olarak bulunmuşlardır. Ülkemizde ticari olarak üretimi yapılan yemeklik tane baklagillerin başında mercimek, nohut, kuru fasulye ve bakla gelmektedir.
     
Değişik tarla ürünleri farklı yetiştirme tekniklerine ihtiyaç duyarlar. Tarla ürünlerinin yetiştiriciliğinde toprağın işlenmesi yetiştirme tekniği öğelerinin en önemlilerinden biri olduğu bilinmektedir. Ürünlerin yetiştirilmesinden önce veya yetiştirilmesi sırasına toprak değişik amaçlar için işlenmektedir. Toprak işlemesinin en yoğun yapıldığı yerlerden biride yarı kurak tarım alanlarıdır. Toprağın değişik zamanlarda, değişik işleme aletleriyle, değişik derinliklerde işlenmesi gerektiği yapılan araştırmalarla tespit edilmiştir. Bu işlemelerin amacı genel olarak:
 
İyi bir tohum yatağı hazırlamak,
Yabancı otlarla etkin mücadele yapmak,
Toprağın fiziksel yapısını düzelterek, su tutma ve muhafazasını artırmak,
Uygulanan tarım tekniklerinin etkisiyle ortaya çıkabilecek verim farklılıklarını belirlemek.
 
TARLA HAZIRLIĞI
Hububat hasadından sonra yazlık ürünler için tarla hazırlamada en uygun yol teorik olarak ilk sürümün, tahıl hasından sonraki sonbaharda, ilk yağışlarla halaza ve yabancı otların çıktığında yapılmasıdır. Bu sürümlerde soklu pulluk kullanılması ve iyi bir ot kontrolü için 15-20 cm'lik derinlikten sürülmesi uygundur. Bu işlem yapılmakla; ilkbaharda tarlayı ekime hazırlamak kolaylaşacak, toprağın tava gelmesi için uzun süre beklenilmeyecek ve kültivatör tipi aletlerden biriyle yapılacak yüzlek bir işlemi takiben ekim yapılabilecektir. Özellikle yazlık ekimlerin erken yapılması isteniyor ve topraktaki mevcut tavla çıkış yaptırılması isteniyor ise bu çok önemlidir.
     
 Hasat sonrası sürümde kullanılacak alet seçimi, bölgenin toprak yapısına ve tarlada sürüm sırasında bulunan toprak tavının durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Yabancı otların temizlenebilmesi bakımından uygun alet olarak görülen soklu pulluk bizim bölgemizde ey yaygın olarak kullanılan alet görünümündedir. Ancak, bu konuda tohum yatağı hazırlamaktan çok ot konusunu düşünen bölge çiftçisi, gölge tavını yada uygun tavı bulamadığı sert toprak yüzeyi koşullarında soklu pullukla sürüm yapabilmektedir, bu ise kırılması güç keseklerin oluşmasına neden olmaktadır. Bizim önerimiz; tarlanın tavlı olmadığı yada tarla yüzeyinin kesek çıkarmaya müsait olduğu hallerde, hasat sonrası pullukta ısrar edilmemesi ve bunun yerine kazayağı veya diskli âletlerden herhangi biriyle sürüm yapılmalıdır.
       
Araştırmalar ve gözlemler; Toprağın sonbaharda soklu pulluk ile sürülmesi ve ilkbaharda kazayağı + tırmık kombinasyonu ile yapılan toprak hazırlığından sonra mibzerle yapılacak ekim verimi önemli ölçüde artırmıştır. Toprağa atılacak gübre tırmık çekilmeden önce verilir ise hem tarlada yapılacak işlem sayısını azaltır hem de toprağın fazla çiğnenmesine ve fazla işlemeden dolayı tavının kaçmasına engel olunmuş olur.
       
Kışlık ekimi yapılacak baklagiller için tohum yatağı hazırlamada: örneğin kışlık mercimek ekimi yapılacak ise; bu dönemde gelen yağış sonrasında soklu pullukla sürüm yapmak en iyi yöntemdir. Yağmur gelmiyor ise buğday hasadından hemen sonra gölge tavında soklu pullukla fazla derin olmayan bir sürüm ve ekim öncesi kazayağı tırmık ile tohum yatağı hazırlığı yeterli olacaktır.
     
Ekim zamanını çok fazla geciktirmemek kaydıyla sonbahar ilk yağışlarının arkasından tavında soklu pullukla sürüm ve ekimden öncede kazayağı tırmıkla toprak hazırlığı yapılarak mibzerle ekim her zaman için avantajlı bulunmuştur. Burada en önemli olan husus yabancı ot kontrolünün yapılmasıdır. Mibzerle ekimlerde hububat sapları çoğu zaman problem yaratmaktadır. Bunun için hububat hasadında anız yüksekliğinin fazla bıraktırılmaması yada tarladaki sapların sürüm esnasında veya sürümden önce yok edilmesi gerekmektedir.
  • Site Yorumları
  • Facebook Yorumları Facebook Yorumları
Yeni yorum yaz
Henüz bir yorum yazılmadı. İlk yazan siz olabilirsiniz.